... suskun's profile•´¯`•.••zσя ѕєνєη ιηѕαηℓ...PhotosBlogListsGuestbook Tools Help

                                      

 

                                                          

 

 

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler! Yorumlarınızı Bekliyorum...

       

                           NOT:Arkadaşlar spacemde CHAT BOX istemiyorum LÜTFEN eklemeyin....

 

Bu sayfada   dakika   saniye misafirim oldunuz .....

Free Website Counter 

 

 

Comments (441)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
... suskun ... has turned off comments on this page.
http://img188.imageshack.us/img188/77/beratkandiliu.jpg

BEREKETLİ VE FEYİZLİ OLMASI SEBEBİYLE MÜBAREK, KULLARIN AF VE TEMİZE ÇIKMASI SEBEBİYLE BERAAT , MÜ'MİNLERİN İHSANA KAVUŞMASI NEDENİYLE RAHMET OLAN BU GÜNÜ ve GECESİNİ İHYA EDELİM.

Ramazan ayının habercisi mübarek Berat Kandili’dir. Yüce Allah’ın sınırsız af, merhamet, yardım ve bereketine vesile olan bu geceye erişmenin heyecan ve mutluluğunu yaşamaktayız.

Müslümanların, Yüce Allah’ın bağışlamasıyla günahlardan kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir.

Dindarlık dünya ve ahiret, madde ve mana dengesine; akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli şekilde buluşturulmasına dayanır. Günümüzde ferdi ve toplumsal hayatımızdaki maddi ve manevi değerler dengesi madde lehine bozulmuş, manevi değerler erozyona uğramış, dünyevîleşme, bencillik, kişisel çıkarcılık, kendini beğenmişlik, nemelazımcılık, dedikodu ve tahammülsüzlük gibi olumsuzluklar dünyaya bakışımızda ve ilişkilerimizde öne çıkmış, neticede bütün bunlar ruh sağlığımızı ciddi anlamda bozmaya başlamıştır. Bu beşeri zaafların etkisinin artması sadece ferdi ve ailevi mutluluğumuzu değil, toplumsal hayatımızı, barış ve huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmemizi de tehdit etmektedir.

Oysa Yüce dinimiz İslâm, insanın maddî ihtiyaçları kadar ruhî ihtiyaçlarını da dikkate almış, onun devamlı surette Yüce Yaratanla bağlantı içinde olmasına önem vermiş, insandaki pozitif değerleri öne çıkararak onu geliştirmeyi, onun özünün bozulmasını önlemeyi, insanın kendisi, çevresi ve yaratıcısı ile ilişkilerini sağlıklı bir şekilde kurabilecek bir iç barış ve güvene kavuşmasını gaye edinmiştir.

Ayrıca Yüce dinimiz, sadece ihtiyacı olana maddi yardımda bulunmayı değil, sağlıklı bir iletişim için güler yüz göstermeyi de, çevremizdeki insanlardan anlayış bekleyene anlayış, ilgi bekleyene ilgi göstermeyi, onlara doğru bilgi vermeyi de sadaka ve ibadet saymıştır.

Berat kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere böyle bir dengeli hayatı kurmamızı, dinin genel ibadet ve hayır anlayışına uygun olarak kendimiz ve çevremiz için yararlı davranışta bulunmamızı sağlayacak bir bilinç tazeleme imkanı sunmaktadır. Berat Gecesi, kendimizi yenilemek, geçmişimizi sorgulamak, geleceğimizi planlamak ve ümitlerimizi tazelemek için önümüze konulan büyük bir fırsattır.

Berat gecesini idrak eden herkes, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki, ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer-53) müjdesinin farkına vararak, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

Peygamber Efendimiz; “Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz”, “Kim dünyada bir mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir” buyurarak, sağlıklı bir toplumun oluşmasında sevgiyi, nimeti ve güzellikleri diğerleriyle paylaşmanın ve çevreyle bütünleşmenin ne kadar önemli olduğuna dikkatlerimizi çekmiştir.

Unutmamalıyız ki, dayanışma ve yardımlaşma içinde birbirimizi severek birlikte yaşamanın yolu, öfkeyi hoşgörüye, önyargıyı doğru ve gerçek anlayışa, tahammülsüzlüğü sabra, ayrılığı bütünlüğe, düşmanlığı dostluğa, kini ve nefreti sevgiye, bencilliği fedakarlığa dönüştürmek ve bütün güzellikleri birlikte paylaşmaktan geçer. Sağlıklı bir toplum olabilmek için kişisel çıkarları bir kenara bırakıp karşılıklı ilişkilerimizde doğruluk, adalet ve samimiyeti esas almalı, birbirimizi anlamaya çalışmalı, zaman zaman ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları çatışma ve inatlaşmaya gitmeden çözmeli, yapılan bireysel hataları da hoş karşılamalı ve affetmeliyiz.

Bu mübarek Berat gecesi münasebetiyle, kendimize dönelim, kalabalıklar arasında yalnızlığı ve iç hesaplaşmayı yakalayıp günahlarımıza tövbe edelim. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz, bütün müslümanlar ve insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunalım.

Berat gecesinin çağımızın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir kandil olması dileğiyle Siz değerli kardeşimizin, sevdiklerinin ve Ümmet-i Muhammed’in Berat Kandili’ni kutluyor ve bu gecenin İslâm aleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpghttp://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg
Aug. 5
http://img31.imageshack.us/img31/6974/09072009cumamesaji.jpg


Muhabbet iki türlü olur; birisi manay-ı harfidir ki; Allah namına ve hesabına mahlukatı sevmektir. Her şeyi Allah’ın isim ve sıfatlarına bir ayna, bir vasıta olmasından dolayı sever. Aslında sevdiği şey eşyanın kendisi değil, eşyanın üstündeki parlayan İlahi isimlerdir. Dostluğa da bu nazarla bakılabilir.

Diğeri ise; manay-ı ismidir; mahlukatı kendi namına ve hesabına sevmektir. Yani Allah’ın bir eseri, bir sanatı olduğu için değil, sadece nefse bir fayda veya lezzet verdiği için sevmektir. Bu çeşit sevgiler meşru değildirler. Hem devamsız ve esassız bir sevgi ve dostluktur. Zira bu tarz  sevgi; safi ve katıksız değil, karşılıklı menfaat üzerine kurulmuştur.

Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) farzı muhal olarak; manay-ı ismi olarak birisini dost edinseydim, Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı dost edinirdim sözü ile; Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı taltif ve tazim ediyor. Dostluk ve kardeşliğin vefasını bu vecihle gösteriyor.

Üstad'ın fenafil ihvan ifadesi; bu vefa ve tazimin bir başka ifade şeklidir. Yani kardeşlik ve dostluk öyle bir şey ki; kardeşinin menfaati için gerekirse kendi menfaatinden vazgeçebileceksin. Her türlü menfaat ve tazimde kardeşinin nefsini kendi nefsinden ileri sürmesini bileceksin anlamındadır. Sahabelerdeki isar * denilen haslet budur. Yani, kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.


Üstad bu meseleyi şu şekilde izah ediyor: Sahabelerin, sena-i Kur'aniyeye mazhar olan "İsar hasletini" kendine rehber etmek, yâni hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek; ve hizmet-i diniyenin mukabilinde gelen menfaat-ı maddiyeyi istemeden ve kalben taleb etmeden, sırf bir ihsan-ı İlâhî bilerek, nâsdan minnet almıyarak ve hizmet-i diniyenin mukabilinde de almamaktır.(Çünki hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istenilmemeli ki ihlâs kaçmasın. Çendan(onca) hakları var ki, ümmet onların maişetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez; belki verilir. Verildiği vakitte, hizmetimin ücretidir denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârane başka ehil ve daha müstehak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek  sırrına mazhariyetle, bu müdhiş tehlikeden kurtulup ihlâsı kazanabilir..

Şu dünyada en bahtiyar amel insanın dost ve kardeşine mürüvvetli ve vefalı olmasıdır.

Selâm ve dûa ile...

***********************


* isar :  Kendisi muhtaç olduğu halde başkasına nimet vermek, cömertlik, ikrâm. * Yumuşatmak. * Dökmek, serpmek. Saçmak.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg

July 10
http://img221.imageshack.us/img221/3364/eygnlmerbg.jpg

Ey gönlüme değen gözyaşım!
Zamanın tenhalığında eğrilen gönlünü sakla gerçek aşklar için!
Yangın bitmese de gözlerinde, damlaların hiç durmadan aksın o yar’in özüne…
Kalp süvarisi değildin sen unutma!
Sevmek, sevilmek ömründe tek sermayendi senin ey gönlüm!
Damlalar içinde biriksin boş ver!
Yalın hayatların ıssızlığı çelimsizdir…
Hazin olur sonsuzlukları…
Sen gözlerinden düşürdüğün yaşları biriktir avucunda…
Al yanaklı bebeklerin temizliğinde orucun olsun susuşun…
Dökülsün dehlizime, akıntıma kapılsın günahlar…
Geçmişime mübarek sayılsın gözlerimden dökülen bu yaşlar…
Omuzlarında devleşen yükün ağırlığından feryad etmeye meylettiğinde yüreğin, sadece tut dilini…
Kara zindanı andıran gözlerinde bir ışık haresi oluşsun…
Bir kıvılcım, bir ateş, bir sus, bir can oluşsun…
Ağlamaktan sakın korkma ey gönlüm!
Matem tutmak değildir bu ve gidenin ardından yas tutmak hiç değil…
Gelene sevinmek, acıyan yaralara tuz basmak değil…
Çölde susuz kalmış bir ceylanın çaresizliğine su bulmaktır…
Kanadı kırk yerden kırılmış bir serçenin diline bir damla can dokundurmaktır…

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg
July 5
http://img33.imageshack.us/img33/8189/cumarbg.jpg

Yürek nükleer güç merkezidir. Sevdiği zaman sevdigine cennet, sevmediği zaman nefret ettigine cehennem kesilir…

insanın kazanılması ne denli büyük bir saadetse kaybedilmesi de o denli korkunç bir felakettir...

Bir benimle ne çıkar demeyeceksin, baharın haberini karın altında kı
şa inat açan kardelenlerin verdiğini unutmayacaksın...

Kim var diye sa
ğa sola bakmayacaksın, ben varım diyecek ve yürüyeceksin...

önce seveceksin, garazsız ve ivazsız, pazarlıksız, bedelsiz seveceksin, sevginin illeti ölümsüz olacak ki sevgin de ölümsüz olsun.

Bir insanın yüre
ğinin aydınlanmasına vesile olduğunda dünyanın tapusunu sana vermişler gibi sevineceksin.

Onu kınamak yerine karanlık yüre
ğine ışık tutacak, sevgiden oltanı gönül ummanına şefkatle atacaksın...

July 3
http://img512.imageshack.us/img512/2971/kandiltebrigirbg.jpg

Regaib Kandilidir Bugün. Bu kandil, dini literatürümüzde üç aylar olarak bilinen, Recep ayı ile başlayıp, Şaban ayı ile devam eden, rahmeti, feyzi ve bereketi bol olan Ramazan ayı ile noktalanan huzur ve maneviyat mevsimine girdiğimizin de habercisidir.

Üç aylar ismiyle şöhret bulan bu aylar ve içinde barındırdığı özel geceler, Allah’ın rahmetinin müminlere bol bol ikram edildiği, mağfiretinin, lütuf ve kereminin üzerimize sağnak sağnak yağdığı zaman dilimleridir. Zira bu günlerde kalpler aynı duygu etrafında birleşip çarpar, eller aynı düşüncelerle semaya açılır, gözlerden aynı hissiyatın yaşları süzülürken, dillerden dua ve tespihler aynı aşkla dökülür. Ayrıca bu aylar, durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunmaktadır bizlere. Günlük hayatın koşuşturması ve yoğun temposu içinde insan, zaman zaman gönül alemine nazar kılma ve içe doğru bir yönelişi yaşama ihtiyacı duymaktadır. İşte bu mübarek gün ve geceler böyle bir deruni muhasebeye de vesile olurlar.

İman, insanın iç aleminden başlayıp hayatının her alanını aydınlatan bir hakikat bilgisidir, bir bağlanıştır. İman, bu dünyada yalnızlığının ve faniliğinin sürekli farkında olan, fakat bu derin hakikatı göz ardı etmeye de uğraşan insanı Yüce Yaratana bağlayan ve ona hayatın nihai anlamını kavratan bir güçtür. Namaz, oruç, zekat, hac, dua ve Allah’ı anma gibi ibadetler ise bu bağlantıyı canlı tutarlar. Giderek yalnızlaşan, maddi imkanı artmasına rağmen ruhi yönelişlerini yitiren günümüz insanına bir diriliş fırsatıdır üç aylar ve kandiller. Dinî hayatımıza olumlu anlamda yeni bir heyecan, canlılık ve ivme kazandıracak olan bu mübarek ay ve geceler, Yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, vatanımıza, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmakta, yanlış ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmaktadır.

İnsan bir taraftan saygın, üstün hasletlerle donatılmış, diğer taraftan da pek çok zaaf ve kusuru bulunan bir varlıktır. Madde ve mânâ arasındaki dengenin madde lehine bozulduğu, dünyevileşen insani ilişkilerin ve değer ölçütlerinin hepimizi olumsuz yönde etkilediği zamanlarda, insanın ruhunu derin kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için, manen yükselirken öz eleştiriye her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi sorgulamaya ve dinin manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Öyleyse bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, Yüce Dinimiz’in bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.

Bu duygu ve düşüncelerle, Siz değerli kardeşimin , ve Ümmet-i Muhammedin Mübarek Regaib kandilini ve üç aylarını tebrik ediyor, milletçe birlik ve beraberlik içinde daha nice kandillere kavuşmayı, bütün İslam aleminin ve insanlığın barış ve huzur içinde olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg
June 25